Bir itiraf ve konut gerçeğindeki deprem!

FaceBook ta paylaş

Van depremi ardından, yazılı ve görsel basında şehircilik, konut güvenliği ile ilgili yapılan tartışmalar neredeyse gündemin tamamını işgal etmekte. Konu ile ilgili konuşan meslek grubu temsilcilerinin de atladıkları önemli bir husus var.

Van depremi ardından, yazılı ve görsel basında şehircilik, konut güvenliği ile ilgili yapılan tartışmalar neredeyse gündemin tamamını işgal etmekte. Konu ile ilgili konuşan meslek grubu temsilcilerinin de atladıkları önemli bir husus var. Bunu “Yıkılan evlerin hepsi deprem yönetmeliğinden önce yapılmış evler” denildiği için söylüyorum. Şayet projeler o zaman dahi belediyeden ruhsat almaya indirgenmeseydi ve mevcut yasa ve yönetmeliklere uygun olarak, yani kuralları istismar etmeden yapılsaydı, bugün deprem kuşağında olan ülkemiz için daha az sorunla baş etmemiz gerekecekti. Ne yazık ki böyle olmadı. Geçtiğimiz günlerde büyük bir müteahhidimiz “2000 yılından önce yaptığım inşaatlar için garanti veremem, deniz kumu kullandık” dedi. Ne korkunç ve inanılmaz geliyor değil mi bu sözler size? Oysa o müteahhit bir gerçeği ifade ediyor. Hiç kimse boşuna onu günah keçisi ilân etmeye çalışmasın. Üstelik bunu cesaretle itiraf ettiği için kutlanmalı bile. Çünkü onun bu söylediğini herkes yapıyordu. İşte Van depreminden sonra yıkılan evlerin molozları arasında gördüklerimiz bunun en büyük delili. Bırakın deniz kumunu, çamur kullanılmış. Oysa uzmanları bilir, deniz kumu tuzundan çok iyi yıkanarak arındılırsa inşaatlarda kullanılabilir. İşte, yapılmayan buydu eskiden. Ucuz, kolay ve bol para kazanmaya yönelik vicdani yoksunluk ve denetimsizlik. Buradan önemli bir sonuç daha çıkmalı. İnşaatlarda kullanılacak malzeme ve onun projelendirilmesi kadar inşaatı yapan insan malzemesi de çok önemli. İşte o insan malzemesi olan müteahhit, inşaatı yapanlar ve denetçiler, önce vicdan sahibi olmalı sonra da sıkı sıkıya denetlenmeli. Yasal yaptırımlar da çok ama çok ağır olmalı. Söz konusu olan insan hayatı çünkü. Yakında çıkacak yasa nedeniyle altını çiziyorum bu hususun.

Zehra Aygı/ İstanbul

van depremi

Hazine arazisinde tapu tahsisli evlerimiz var. Yaklaşık 450 haneyiz ve tapu tahsis belgesinde arsa Hazine’ye ait ve kentsel dönüşüm alanı olarak belirlendi. Evlerimizin bedelleri belirlendi. Bu parayı bize verecekler mi? Yoksa verilecek evlere peşinat olarak mı sayılacak?

Kentsel dönüşüm ve gelişim alanında 2981 sayılı yasaya göre hak sahibi olmuş kişilere, anlaşmaları halinde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanında hakları verilir. Enkaz ve ağaç bedelleri verilir. Tespit edilmiş evinizin bedeli sizin hakkınız, bu bedeli alabilirsiniz ya da size verilecek konut bedelinden mahsup edilir. Yani, eğer konut bedelini ödeyebilecekseniz bu bedeli kendiniz kullanabilirsiniz, yoksa konutun bedelinden düşülmesi kaydıyla işlem yapılır.

Adil Başyazı/ İzmit

Yurtdışında yaşayan arkadaşlarımız İstanbul’da ev almak istiyorlar. Konut kredisi kullanabilirler mi?

Bankalar yurt dışında yaşayan kişilere de konut kredisi vermektedir. Başvurularının kredi kullanmayı düşündükleri bankanın şubeleri yoluyla ve kişinin bizzat başvurusu gereklidir. Türkiye dışında yaşayan kişilere bankalar farklı miktarlarda ev kredisi kullandırıyor. Genel olarak ekspertiz raporunda tespit edilen konut bedelinin yüzde 50 ile yüzde 65 oranlarında kredi vermekteler. Kredi kullanmayı düşünen kişinin yaşadığı ülkeye göre bu oran farklılık göstermektedir. Başvuruda istenen belgeler; -Pasaport örneği, vergi kimlik numarası, ikamet belgesi(yurt dışındaki adrese ait), gelir belgesi kapsamında 3 aylık banka hesap bilgileri, kredi kartı ekstresi, kredi kayıt bürosu kaydı(ikamet ettiği ülkeye ait), kredi başvurusunda bulunan kişinin ikamet ettiği adresi gösterir fatura fotokopisi. Ancak genel kapsamda istenen bu belgeler bankadan bankaya bazı değişiklik gösterebilir.

Sabah Emlak / Nüsa Uğur

Ev kredisi ihtiyacınıza köklü çözüm olmaya çalışıyoruz. Evkredisi.gen.tr olarak Türkiye'de çıkan güncel kredi haberlerini, güncel konut kredisi kampanyalarını size ulaştırmaya çalışıyoruz.
Paylaş

2 Comments For This Post

  1. Aliye Says:

    insanların hala ölmeye devam ettiği deprem.
    donarak yaşanan ölümlere, çadırda (hükümete göre saray) yanarak ölen çocuklar eklendi.
    türkiye’nin en gereksiz adamları bile tartışma programlarında bu ölümlerin yaşanabileceğinden bahsettiler günlerce.
    ama başbakan’a göre deprem sınavını hala başarıyla veriyoruz.
    ve bu anlayışa göre deprem sınavında başarılı olanlar giderek çoğalıyor.

  2. derya bulut Says:

    insanları soğukta bırakmıştır. çadır alamayanları ya da çadırda kalanları ayırt etmeden halkın, bir an önce güçlendirilen kamu binalarına sevk edilmesi gerekmektedir. zira ne prafabrik yapılar ne de kalıcı konutlar kışın ortasına değil sonuna bile yetişemeyecektir. çileyi az görüp üzerine yenilerine daha fazla eklemeden korunaklı yapılarda insanların barınması sağlanmalıdır. gerekirse 50 aile bir salonda yatsın ama soğuk geçirmeyecek ve depremde yıkılmayacak yapı içerisine sokulsun.

Leave a Reply

facebook twitter rss